Domates yiyin, bırakın çekirdekleri yanağınızdan aksın. Hayır domates yemek utanılacak bir şey değil. (Bu arada şöyle bir şey var)

2 Ekim 2010 Cumartesi

Levent'te Yaşayan Moronlar Yazı Dizisi - 1

günümüzde insanlar, ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitliıjaınoknmaskdsa

günümüzde insanlar, hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla türlümoıkdfngoısnfmsdfsdfsf

günümüzde insanlar, yaşam kalitelerini artırmak için bazı bazıkjjmdfmsdmdfgsokdnfsf

- - -

ya şimdi olay şu. eski pazar yeri kültürü şimdilerde alışveriş merkezi kültürüne döndü. macuncular varmış eskiden, helvacılar falan varmış. farklı farklı şeyleri satan farklı farklı satıcılar varmış. artık öyle değil. artık derken bu yeni bir şey değil, ama yok işte. uzun zamandır yok. nerde o eski bayramlar falan demiyorum. böyle de güzel, eskiden de güzelmiş heralde.

pazarla alışveriş merkezinin farkını anlatmıyorum. bir sürü fark vardır elbet. fakat bugün beni sinir eden şey başka. alışveriş merkezi her sosyal ortam gibi bazı tipler üretti. barlarda yalnız oturan adamlar, grup halinde böğürerek gülen erkekler, grup halinde kikirdeyen kızlar ve grup halinde edepli oturan kızlı erkekli gruplar olur mesela. tabi bu belirsiz bir kritere göre yapılmış basit bir sınıflandırma. kot giyenler ve kadife giyenler diye de ayırabilirdim, fakat asıl amaç alışveriş merkezlerinde nasıl bir klasifikasyon yapacağımı örnekle açıklamaktı.

alışveriş merkezleri birçok markanın çeşitli dükkanlarını, ingilizce "reseller"larını içinde barındıran betondan yapılardır. bunlarda yürüyen sıradan insan ise her mağazada indirim olduğuna şaşırmayan ve "oha burda da yüzde 45 indirim var buna da gireyim" diyecek kadar zeka geriliği gösteren bir organizmadır.

yürüyen merdiven hayatımıza ilk defa alışveriş merkezleriyle girdi. tabi 1990'da evine yaptıran varsa bilemem. ilk zamanlarda, yürüyen merdivenin zaten "yürüyen" bir obje olmasından dolayı binen kimse yürümezdi. fakat zamanla teknoloji gelişti, refah arttı ve merdivenin bir tarafında" duranlar" diğer tarafında "yürüyenler" gruplaştılar. tabi bu zorunlu 8 yıl eğitim sonrası nehir problemlerini öğrenen neslin "lan ben de yürüysem çok daha hızlı giderim" diye düşünmesinden kaynaklanmış da olabilir.

sorun şu ki yürüyen merdivenin bazı falsoları var. ayakkabı bağcığını kaptırıp ölen çocuklar ya da düşen insanlardan bahsetmiyorum. yürüyen merdivene binen çiftler, mesela, acayip bir konu. şimdi normalde, alışveriş merkezinde bir köşede, erkek arkada kadın önde öpüşen - koklaşan - boyun emen insanlar görseniz "oha ulan eviniz mi yok ayrılın bakiyim" diye kaynar su dökebilirsiniz. ama yürüyen merdivende erkek ve kadının boy farkının ortadan kalktığı bir ortam var. normalde boy farkı yoksa ya da kadın daha uzunsa bile erkek arkada durarak daha uzun olabiliyor. bundan istifade eden sevgililer de orada arka arkaya durup çeşitli önsevişme aktiviteleri yaptıklarında aynı kaynar suyu dökebilir misiniz? dökemezsiniz. çünkü bir kere hareketliler, hedef almak zor. ayrıca gidiyorlar yani, orada saatlerce durup işi ilerletme ihtimalleri de yok, toplasan 20 saniyedir. merdiven bitince yine aynı tek vagonlu tren şeklinde yürümediklerini de düşünürsek çok masum bir hareket. gelin görün ki alışveriş merkezlerinde başka bir yerde konduramayacakları bu sevda buselerini yürüyen merdivende rahatlıkla kondurabiliyorlar.

yürünmesi gereken şeritte duran insanlar da var. ama yorgunlardır belki dokunmayın. ha ama bazen de 5li grup halinde durup orayı bir loca haline getirip muhabbet edenler de oluyor. onların aralarından amerikan futbolcusu misali geçebilirsiniz.

bir diğer alılveriş merkezi npc si diyebileceğimiz grup da, özellikle kanyon, istinye park gibi içinde dekoratif öğeler bulunduran yerlerde, dekoratif cismin önünde duran insanlar. deniz kenarında ufka bakarmış gibi, kanyonda, orta boşluğun kenarında duran yalnız kızlar, erkekler var. istinye park'ta hem bunlardan var, hem de ortadaki havuzun kenarında oturanlar var. ya tabi o kadar güzel mimari kasmışlar, oturalım keyfimize bakalım diyebilirsiniz. fakat yani gerçekten 3 yıl önce yapılmış bir taşın üzerinde, anormal bir uğultunun içinde oturmak istediğinize emin misiniz? ve neden? su var, fıskiye var diye mi?

hazır oturmuşken ayakkabı niyetine giydiğiniz terliklerinizi de çıkartıp havuza sokmaya ne dersiniz peki? pınarbaşı muamelesi yapıyorsanız, karpuz falan da getirin, kırar yeriz. "çok saçma yani gitsinler 'masa'da otursunlar illa su deniz falan istiyolarsa da hisar'a gitsinler" demiyorum. vakti yoktur, parası yoktur. ama rica ediyorum ortada 5 galon su var diye de güneş kremi sürüp mermere yatmasınlar. veya yatsınlar.

1 yorum:

  1. Merhaba,

    Hastalarımız için böbrek satın almak için bir kez daha buradayız ve onları kurtarmak için bir böbrek yapmak isteyen herkese iyi miktarda para ödemeyi kabul ettiler ve böylece bağışta bulunmak istiyorsanız veya bir Hayat kurtarmak istiyorsanız, Lütfen aşağıdaki e-postayı bize yazın.

    Bu sizin için zengin olmanız için bir fırsattır, biz temin ederim ve garanti ederiz, bizimle% 100 güvenli bir işlem yapın, her şey kanunen bağış yapan böbrek bağışçılarına göre yapılır.
    Artık boşa harcamayın, lütfen irruaspecialisthospital20@gmail.com adresine bize yazınız.

    Irrua Uzman Eğitim Hastanesi.

    YanıtlaSil