Domates yiyin, bırakın çekirdekleri yanağınızdan aksın. Hayır domates yemek utanılacak bir şey değil. (Bu arada şöyle bir şey var)

31 Ekim 2010 Pazar

hayat baya garip aslında. haberlerde gördüğümüz üzere taksim'de bomba patlamış. 22 kişi yaralanmıştı en son haberlere baktığımda. dün bir stüdyo yapalım yahu diye niyetlenip öğlen vakti taksim'e çıkmıştık. saat 2 civarı falan da oralardaydık. 1 gün sonra aynı saatlerde geçtiğimiz bir yerde bomba patlaması, hayatı ilginç bir şekle sokuyor. şimdi bu blogu okuyan 7-8 kişiden (o da en fazla) 6-7'si (tolga okudu mu emin değilim) paul auster romanlarından en az birkaçını okumuştur. O'nun sürekli öne çıkardığı "tesadüf" kavramı gerçekten ön planda sanki hayatta. mesela ben bu tolga'yla aynı vapuru kullanmıyor olsam şimdi böyle yakın arkadaşım olmayacaktı. belki cem'le arkadaş olmasam berker'le de yakınlaşma imkanı doğmayacaktı. veya işte berker beni o sene yazlığa çağırmasa aramızdaki bazı küçük anlaşmazlıklar hallolmayıp, süper bir dosttan öte insandan mahrum kalacaktım. ne olursa olsun, haksızlık etmeyeyim, beraber çok güzel 4 sene geçirdiğim kız arkadaşım her sene çekilen sınıf kuralarında bizim sınıfa düşmeseydi ve ön sırama oturmasaydı şimdi karakteri bambaşka şekillenmiş bir adam olacaktım. Böyle böyle gider bunlar. Stüdyo'yu cumartesi değil de pazar alsaydık yaralanma veya ölme ihtimalimiz mi vardı yani? "nasıl lan?" demeden geçemiyorum pek. mesela ablam'ın yunanistan'dan bugün türkiye'ye gelen arkadaşı direkt taksim'e gelecekmiş öğlen 11 de inecekmiş uçağı bavullarını alıp taksim'de bir otelde kalacakmış. belki bombanın patladığı sıralarda oradan geçecekti. uçağı retard yapmış, o yüzden geçmemiş oralardan. aslında olmamış örneklerden gitmeye gerek yok. yaralananların 12'si sivil. yani bu 12 insan öyle durup dururken ölüyorlardı az daha. şimdi buradan nereye bağlayacağımı bilmiyorum. "olum baksana böyle şey mi olur hayat ne sikten boktan bir şey lan, bu kadar saçma bi iş olmaz, intihar edelim hepcek" tarzı bir yere bağlanabilir; bir diğer yandan da " hayat böyle kısa ve beklenmedik, o yüzden en güzel şekilde yaşamaya bak" mı demeli. Ben şu son zamanlarda bulunduğum moddan dolayı birincisini tercih ederim galiba ama ikincisi de pek mantıksız sayılmaz sanki. yazı biraz dağınık oldu ama kafam da dağınık lan ne yapayım yani. idare edin bir süre.

1 yorum: