Domates yiyin, bırakın çekirdekleri yanağınızdan aksın. Hayır domates yemek utanılacak bir şey değil. (Bu arada şöyle bir şey var)

26 Ekim 2010 Salı

Demin biraz fm'nin demosuna baktım ve izninizle bu konuda bir miktar atıp tutacağım.

Bağlantım taşaklı diye hemencicik strawberry demoyu indirdim. Çok fena uykum geldiği için bazı şeyleri tam kavrayamadım açıkçası, fakat anladığım kadarıyla biraz irdeleyeyim hemen.

Öncelikle şunu söyleyeyim, Miles Davis değil de yine onun gibi isimli bir herif var bu FM'yi yapan adamlardan, ONUN BEN AMINA KORUM. YİRMİ KİŞİNİN SEKİZİNİ BEN YAPARIM. Yeter be yıllardır senin eye-cancer beyaz skin sevdandan çektiğimiz. Ekranı öne eğip oynuyorum iki saattir, far yemiş tavşana döndüm pezevenk, astigmatımı azdırdın resmen.

Bunu geçtiğimize göre biraz daha oyunla ilgili şeylere geçeyim. Öncelikle bu "abi duran top organizasyonu yapıcakmışız aman yarabbilemin." dediğimiz muhabbet sikindirik ötesiymiş. Eskisinden tek farkı yaptığın değişiklikleri vizüel olarak da göstermesi, ben de böyle "sen şuradan koş sen buradan yaldır, SARI, KALEYE KALEYE" falan bir şeyler yapacağız diye heveslenmiştim; kursağımda kaldı.

Onun yanında antrenman sistemini de baya değiştirmişler; ama açık konuşayım bir bok anlamadım. O yüzden antrenman konusunu "cesur bir değişiklik, oyunun dinamikleri üzerinde büyük etkileri var. Sigames ekibini kutluyorum buradan, harika bir çalışmaya imza atmışlar" diyerek geçiyorum.

Şimdi, gelelim transfer sistemine. Ben sanıyordum ki böyle bonservis ücretini tek oturumda halledeceğiz, üç veririm beş veririm diye konuşacağız falan. Yokmuş öyle bir şey, trade de denemedim ama sanmıyorum ki onu da düzeltmiş olsunlar.

Öte yandan kontrat imzalarken menajerle pazarlık yapıyoruz. Öyle olunca signing on fee yanında agent fee de ödüyoruz bir de, tüm bunların pazarlığı var çeşitli küçük çılgınlıklar. Gerçekten menajerlere inanılmaz kıl oluyorum yalnız. Oyunu ilk açınca bir Man. City ile çılgın transferler peşinde koşayım dedim, demez olaydım.

Kaleye Adler'i almaya karar verdim abi, bonservisini de süper paraya kapattım (16M Pound). Sonra geldi bu menajeri, mıymıy da bir şey. Bir kontrat koydu önüme, Florya'ya kadar kovalayacaktım şerefsizi. Aynen şöyle bir şey istedi çünkü:

Wage: 9.5M
Signing on fee: 11M
Agent Fee: 7M

Minimum fee release clause: 17M

Hayır hadi klüpte para bok hepsini kabul ettim de fee release clause'ı kaldırdım. Kabul etmediler. Bari bir 40'a çekeyim dedim, hayır olmaz. 30? ı-ıh.

Anladım sonra pezevenklerin derdini. Böyle böyle takım takım gezip signing on fee'lerden, agent fee'lerden zengin olacaklar akıllarınca. Ben kül yutmam tabi, bastım tekmeyi.

Sonra Totnım'a geçtim biraz oynayayım diye. Demin Montolivo'yu almaya çalışıyordum, 20m'e kadar çıktım fakat kabul ettiremedim. Sonra ilginç bir seçenek vardı, "bak bu oyuncu önemli bir oyuncu, git bir board'a rica et." diye. Tıkladım ona,

-Montolivo'yu alsak var ya süper olur.
-Fakat sana verdiğimiz bütçe bizce yeterli.
-Ama anlamıyor musunuz? Montolivo'yu almazsak rival'larımızın gerisinde kalırız. MMMMMM MONTOLIVO. BU MUHTEŞEM LEZZETE ASLA HAYIR DİYEMİYORUM.
-Tamam abi hemen biz hallediyoruz sen sıkma canını.

Falan diye bir diyalog yaşadık, sonra bir baktım adamlar 14.5M'e kapatmışlar, üzerine beni o menajer ibnesiyle bile muhattap etmeden anahtar teslim verdiler herifi elime. Artık Fiorentina başkanının yatağına Mutu'nun kafasını mı bıraktılar ne yaptılar kestiremiyorum da ilginç olmuş yani.

Bunun dışında bu sene ilk etapta Galatasaray ve Totnım'la oynamaya karar verdim, keza Totnım'ın kadrosu gerçekten oldukça güzel. Şöyle bir şeyler düşündüm:

....................................................O...............................................
...............................................forvet*..........................................
........O................................................................................O.......
.....bale**......................................................................lennon...
.....................................................................................................
.......................................O......................O..................................
..................................modric** - van der vaart.......................
..................................................O................................................
.............................................palacios..........................................
.....................................................................................................
........O.......................O.......................O............................O.......
...........ekotto (zenci)- iki tane defans** - corluka (uzun)....
.....................................................................................................
...................................................O................................................
...............................................gomes...........................................****

*: Takımda bir sürü forvet olduğu için pek karar veremedim, ama kimseyi almazsam çok seviyorum diye Crouch'ı oynatırım heralde. Keza çok seviyorum.

**: Modric ortada harcanıyor gibi gelirse belki onu sağa çekip Lennon'ı keserim, belki Bale'i arkaya alabilirim ama onu yapacağımı sanmıyorum.

***: Defans biraz vasat geldi bana açıkçası. Gallas, King, Bassong falan var. Buraya iyi bir transfer yapılabilir bence.

****: Bununla hayvan gibi uğraştım, boşluk koyunca siliniyor deliricem.


Açıkçası yok menajer yok bilmemne derken tek bir maça bile çıkamadım, hayattan bezdirdiler çünkü. Çok da uykum geldi, onu da başka bir zaman anlatayım; ya da kendiniz indirin banane.

2 yorum: