saat 0:22 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
ilki tuttu diye ikincisi çevrilen filmler gibi umutsuz
ikincisi ilkini geçer mi lan diye düşünen yapımcı kadar
heyecanlıyım.
saat 0:22 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
kulaklarımda ode to my family'nin tınıları
sucuların hiç durmayan çıngırakları
"gece gece hayvan gibi ses çıkarmaya utanmıyor musunuz?"
diye haykırırken buluyorum kendimi
pencereden.
saat 0:24 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
noktayı bulurken çok zorladım bir önceki mısrada.
kafam da çok güzel.
alkol ve sandviç,
ne acayip şeymiş.
saat 12:25 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
mahkeme kağıdında 10:xy yazıyor.
x ile y benim okuma bilgim dahilinde
tanımlanmamış rakamlar.
aceleye getirmiş komser bey.
affediniz.
saat 12:26 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
mahkeme saat 10 ila 11 arasında olduğundan,
çok da gerginliğe gerek yok.
bu sefer gerekli önemler alındı,
daha uzun süre var önümüzde.
zaten uyumak için de gereken hamleleri
gereken zamanlarda yaptık.
akşamüzeri dörtte kalkmış olmamıza rağmen
bu ligde biz de iddialıyız.
uyuyacağız.
saat 12:27 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
zannedersem mahkeme bana daha önce açılan bir davanın
rövanşıymış.
aynı davayı birileri bir daha açmışlar yani.
ben zaten bekaretini kaybetmiş,
açılmış bir vatandaşken
aynı davayla bir daha filelerimi sarssınlar.
sars diye hastalık vardı,
çok tehlikeliydi,
aman diyiym.
saat 12:28 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
ilk dersler yine kaçanzi,
ben mahkeme koridorlarında sürünüyorum.
hatta mahkeme koridoru diye değiştirebilirim
bu şiirin adını
halim yok.
saat 12:29 ve sabah mahkemeye gidiyorum,
bu kafadayken kimsenin beni anlamadığını
düşünüyorum.
şu anda başka bir boyuttayım
ya da olmayabilirim de
ama bunun önemi yok.
saat 12:33 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
kaç kere karakola gidiyorum yazıp
değiştirdim.
ama sadece karakol kısmını
gittiğim doğru evet.
ama benim anladığım
okuyucu ilk şiiri unutamamış.
aklında hep o var.
saat 12:35 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
yani zaten mahkemeye gitmek zorundayım.
bir şekilde uyanamazsam falan
fena tuttururlar gibime geliyor.
sabah sabah ne mahkemesi acaba.
saat 12:36 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
gidiyorum gözüm yaşlı
hatıralar yüreğime
sen sev adalet sistemini
adelet sistemi
yağsın
yüüzüne.
saat 12:38 ve sabah mahkemeye gidiyorum.
son kıtada şebnem ferahtan kullandım.
iyi teknik direktördü,
zatı muhterem.
senin mahkeme tarihi ertelene ertelene şahane kitap serisi çıkarıcaksın bence. Burası türkiye, neden olmasın.
YanıtlaSil