Domates yiyin, bırakın çekirdekleri yanağınızdan aksın. Hayır domates yemek utanılacak bir şey değil. (Bu arada şöyle bir şey var)

10 Ekim 2010 Pazar

Levent'te Yaşayan Moronlar - 2

- siz ne alırdınız?
- ben bi tane... ppizza di fabio quagliarella istiyorum.
- pardon anlayamadım.
- bi tane ppizza di fabio quaggrialerla
- ehehe siz numarayı söyleyin?
- hayır okuyabiliyorum ben bunu. işte pizza fabbio quagliarellla! 22 numara
- tamam bir tane 22 numara. içecek?

şu ana kadar sadece levent'te yaşayan müşterilerden bahsettim. zaten öyle yapıyor olmam gerekirdi. ama şartlar alışveriş merkezi çalışanlarını öyle bir hale getirmiş ki onların da ifadesini almak gerekiyor.

dışarıdan bakılınca; eli yüzü düzgün, a sınıfıyla sosyal etkileşime geçmeye hazır, çalıştığı dükkanın fiyatlarıyla doğru orantılı olarak iyi giyimli hanımkızlar ve beyfendiler. ama bazılarının içlerinde çalıştıkları yerden alışveriş yapmak için çıldıran bir alien var. veya belki öyle yerlerden alışveriş yapmak istemiyorlar, ama gün boyu o kadar çok aynı tip insan görüyorlar ki ister istemez gördükleri tipleri taklit etmeye başlıyorlar.

yemek yerlerinde menüdeki şeyleri okuyamayanlara bıyık üstünden gülümseyenler, hatta gülenler dışında giyim eşyası satan dükkanların satış sorumluları, yani tezgahtarlarında da benzeri şeyler var:

- şu gri olan ne kadar?
- aysu hanııım! andezit jeanlerin fiyat listesi sizde miydi?
- gri değil yani?
- andezit evet. - smiley -

gerizekalı kadın. mor demedik heralde biz de, gri tonlarında bir şey, andezit mi değil mi ben bilmiyorum. çok da ilgilenmiyorum. bu hava niye?

- mavi yeşil gibi olanından var mı bunun?
- kadet mavisi mi?
- hayır canım işte mavili yeşilli olanından.
- hmm kadet mavisi var ama? bakın o da şöyle:
- hah bu.

aslında kimseyi sosyo ekonomik olarak aşağılamak benim ya da kimsenin haddi değil. fakat yani asgari ücretle çalışan birinin iki tane renk adını öğrenip menüyü ezberledikten sonra first lady ayakları yapması beni deli ediyooooor.

diyelim gelen müşteri gerçekten odunun teki. ve ne istediğini anlatamıyor. satıcının kendisinden ne istendiğini anlaması ve hemen isteneni vermeye çalışması gerekmez mi? tommy hilfiger mağazasına girince renkler ve modeller quizinden %70 başarı göstermek zorunda mıyız? bazı renkleri bilmeyenler ya da onların white whale serisini bilmeyip pantolonu "düşük belli" diye tarif edenler onların serilerini öğrenmek zorunda mı?

zannedersem evet.

- kırmızısından var mıydı?
- bizde tam kırmızı yok ama mercan kırmızısı var.
- ha öyle mi, yok o zaman kalsın.
- ama bi bakın belki istediğiniz budur?
- burdan pantolon alanı siksinler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder